Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimini anlamak zor. Şimdi başta hayat pahalılığı, adaletsizlik varken tutturmuşlar ön seçim diye. Ortada seçim yok CHP de var. Olmayan seçimin ön seçimi mi olur allah aşkına. Eee “erken seçime zorlayacağız iktidarı “diyorlar. Siz olsanız enflasyonun bu kadar ağır olduğu koşullarda seçime gider misiniz? İktidar sözcülüğünü üstlenen Devlet Bahçeli defalarca söyledi “ CHP Genel Başkanı hayal tacirliğini boş keseden atarak gerçeklerden uzaklaşmıştır. 2025 Kasım ayında erken seçim telaffuz etmesi akıl tutulmasıdır. Erken seçim kararı alalım diyor. Sanki pazara çıkmış soğan patates alıyor.”
Erken seçim yok!
Türkiye’nin gündemi şu anda CHP’nin adayının kim olacağı meselesi değil. Bu tamamen iktidarın gündem değiştirme gayreti ,CHP’yi ayrıştırma ve parçalama gayreti .Burada bile bile lades bir tuzağa düşülüyor.
Neyin acelesi bu? CHP üyelerini artırmaya yönelik bir hamle deseniz CHP üye listeleri allahlık. Aynı kişi iki ayrı ilçede üye görünüyor. Ekrem İmamoğlu’na bir kalkan örelim deseniz gerek yok ki bunca masrafa, bunca takvime. “Adayımız “der geçersiniz. Zaten ön seçimde de göstermelik birkaç aday arasından İmamoğlu büyük bir farkla kazanacak.
Mansur Yavaş formülü var bir de. Efendim parlamenter sisteme geçilecekmiş, İmamoğlu Cumhurbaşkanı, Yavaş Başbakan olacakmış. Mış mış da mış mış..
Kemal Kılıçdaroğlu da ayrı bir fenomen. Bütün seçimleri kaybetti, hala CHP yi yönetme peşinde. Şöyle kenara çekileyim akil adamlık yapayım falan derdinde değil. Kendisini hançerleyenlerle hesaplaşacak ve elinde imkan olsa partinin kapatılmasına neden olacak belgeleri sunacak. Kurultayı iptal ettiremeyecek, bir kez daha Cumhurbaşkanlığına aday olamayacak, bari partiyi kapattırsın.
Özgür Özel’e naçizane tavsiyemiz. Fabrika ayarlarını başka yerlerde aramasın. Müdafaai Hukuk kurucu iradedir.
Sonra Cumhurbaşkanını CHP üyeleri seçmeyecekler ki. %51 oranı var. CHP ittifaklar kurup ondan sonra adayını açıklaması lazım . Bir ittifak kurulmadan CHP’nin kendi adayını açıklaması o ittifakları zora sokacak bir girişim olur. İlave olarak yerel yönetimlerde kadın adaylara çokça yer verdi parti. Özel niye böyle elini ayağını bağlıyor ön seçimle. Kadın bir cumhurbaşkanı harika olur ve yeni nesiller için de ilham kaynağı olabilir.
Bir deyim vardır: Ağzınla kuş tutsan nafile. O deyimin hikayesi de şöyle;
Osmanlı Devleti’nin güçlü zamanlarında, Fransa ile iyi ilişkiler kurulmuş, bu arada, İspanya Kralı’nı ezmek için Osmanlı Devleti’nin desteğini gören Fransa, Osmanlı Padişahı’nı en büyük hükümdar olarak tanımış. Akdeniz’de Türk bayrağı çekerek, Barbaros’un emrine giren Fransız donanması gibi, Fransız ordusu da Osmanlı desteğine güvenmiş. O devirlerde, Topkapı Sarayı’nın arz odasında, huzura kabul edilmeyi bekleyen Fransız elçisi Kızlar Ağası’na, işinin önemli ve acele olduğunu bir türlü anlatamamış, içeri alınmayı sağlayamamış. Bin bir rica ve ısrar sonunda Kızlar Ağası, sabırsızlanan elçiye şöyle demiş..
“Siz ne laf anlamaz adamsınız yahu! Şevketli Sultanımız hazretleri bugün çok hiddetli. Demincek bir Frenk hokkabaz burada idi. Adamcağız ne hünerler gösterdi: Külahının altından tavşanlar çıkardı, alev alev yanan demir çubukları ağzında söndürdü, sekiz arşın uzaklıktaki iğneye iplik taktı, havaya bir kuş uçurdu, uçan kuşa bir şeyler söyledi, kuş gelip ağzına kondu, o da ağzıyla ayaklarından yakaladı. Sultanımız onu bile huzurdan kovdu. Senin anlayacağın ağzınla kuş tutsan nafile..”
Bilinen bir deyim daha vardır.
Bırak bu işleri
Devlet su işleri
Ya da şöyle diyebiliriz..
Devlet sever bu işleri
Prof. Dr. Erkan Sevinç