Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yarın (6 Nisan Pazar) yapılacak olan olağanüstü kurultay öncesinde CHP Sol Kanat yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada kurultayın gerçekleşeceği Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin fiziki koşullarına yönelik eleştiri sunuldu. “Kurultay, küçük bir salonda yapılarak örgütten kaçırılmaya çalışılmıştır” denilen açıklamada “Bu durum bizim geleneksel çok sesli ve örgütün iradesini her zaman önde tutan anlayışımıza taban tabana zıtlık oluşturmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada “Söz, yetki ve karar süreçlerinde örgütün dışlanması kabul edilemez” denildi.
Açıklamada “Yeni oluşacak yönetim; tüm siyasal tutukluların serbest kalması için mücadele edecek politikaları öncelikli hedef olarak belirlemelidir. Gezi Davası tutukluları, Siyasi Partilerin Genel Başkanları, Belediye Başkanları ve son süreçte tutuklanan 301 gencimiz serbest kalana kadar mücadele bayrağı düşürülmeden yükseltilmelidir” ifadelerine yer verildi.
CHP Sol Kanat’ın açıklamasında kurultayda çarşaf liste yönteminin kullanılmasın gerektiğine dikkat çekildi.
“ÖRGÜTÜN DIŞLANMASI KABUL EDİLEMEZ”
CHP Sol Kanat tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:
“Ülkemizin karanlık günler yaşadığı bu süreç, partimiz CHP’ye büyük sorumluluk yüklemektedir. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın simge isimleri olan Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü liderliğindeki kadroların kurduğu ve bağımsızlıkçı yürüyüşün simgesi olan partimiz CHP- Cumhuriyet Halk Partisi 1960 sonrası siyasal yelpazede sol kanatta yer almıştır. Bu dönemde özgürlükçü, demokratik ve emekten yana politikalar izlerken kendi içinde de parti içi demokrasiyi yeşerten gelişmelerin öncüsü olmuştur. Ancak ülke demokrasisi üzerinden balyoz gibi geçen 12 Eylül faşizmi partimizde de etkisini göstermiş, parti içi demokrasi lüks olarak görülmeye başlanmıştır. Birkaç istisna dışında önseçim rafa kaldırılmış ve son dönemlerde tek adaylı kongreler yöneticiler tarafından dayatılmıştır. Oysaki CHP çok sesliliğin öncüsü olmuş, farklı siyasal görüşleri bünyesinde barındırmış bir siyasal partidir.
6 Nisan 2025 tarihinde gerçekleştirilecek olan olağanüstü Kurultay, küçük bir salonda yapılarak örgütten kaçırılmaya çalışılmıştır. Bu durum bizim geleneksel çok sesli ve örgütün iradesini her zaman önde tutan anlayışımıza taban tabana zıtlık oluşturmaktadır. Bizim örgütümüz küçücük salonlara sığdırılamayacak dinamik bir yapıdadır. Söz, yetki ve karar süreçlerinde örgütün dışlanması kabul edilemez.
“ÇARŞAF LİSTE UYGULANMALI”
Son süreç göstermiştir ki; AKP iktidarının Mc Carthy’ci siyaseti hukuk yolu ile dizayn etme anlayışına karşı örgütümüz ve halkımız büyük direnç göstererek, AKP iktidarının halka karşı politikalarının önüne barikat oluşturmuşlardır. Bu nedenle örgütün sesinin partinin yönetimine yansıması için parti içi seçimlerde (Parti Meclisi – Yüksek Disiplin Kurulu) mutlaka çarşaf liste uygulanmalıdır. Artık partimizde birilerinin himayesinde siyaset yapma yerine örgütün desteğinde siyaset yapma anlayışı hakim olmalıdır.
Yeni oluşacak yönetim; tüm siyasal tutukluların serbest kalması için mücadele edecek politikaları öncelikli hedef olarak belirlemelidir. Gezi Davası tutukluları, Siyasi Partilerin Genel Başkanları, Belediye Başkanları ve son süreçte tutuklanan 301 gencimiz serbest kalana kadar mücadele bayrağı düşürülmeden yükseltilmelidir. Çünkü Özgürlük bizim karakterimizdir… Özgür birey… Örgütlü toplum… Demokratik devlet…” (Birgün)