Gazetecilik, bir metni okuyup oradan toplumun hayrına olanı süzmek midir, yoksa satır aralarından hayali krizler üretip niyet okumak mıdır? Maalesef, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği açılışını “hükümete örtülü eleştiri” diye servis edenler, ikinci seçeneği tercih ederek sınıfta kalmışlardır.
Bir Hizmetin Anatomisi: Destek mi, Eleştiri mi?
Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin 17 ilçede hayata geçireceği bu projeyi, devletin sağlık sistemine bir “başvuru” veya “eleştiri” gibi sunmak, en hafif tabiriyle vizyonsuzluktur. Bizim bakış açımız şudur:
Devlet Hastaneleri Bizimdir: Türkiye’de devlet hastanelerinin bir kapasitesi vardır ve bu kapasite dahilinde her vatandaş ücretsiz hizmet alabilmektedir.
Yoğunluk Bir Realitedir: Nüfusun artmasıyla oluşan yoğunluk, bir sistem eleştirisi değil, hayatın doğal akışıdır. Vatandaş randevu beklerken acı çekmesin diye elini taşın altına koyan bir belediye, devlete rakip değil, devletin yükünü alan bir çözüm ortağıdır.
Özel Sektör Kıskacı: Bu hizmetin asıl hedefi, dar gelirli vatandaşı özel kliniklerdeki binlerce liralık tedavi maliyetlerinden korumaktır. Yani mesele “hükümet” değil, “vatandaşın cebidir”.
Algı Siyaseti Biter, Hizmet Kalır
Haber sitelerinin, “2 ay boyunca komisyonda bekletilen bir dosyanın” neden beklediğini sorgulamak yerine, poliklinik açılışından “siyasi kriz” devşirmeye çalışması manidardır.
Siz “bekletelim” dediniz, Topuklu Efe “başlatalım” dedi. Aradaki fark bu kadar nettir. Siz masada kağıt üzerinde siyaset yaparken, biz sahada vatandaşın diş ağrısına derman oluyoruz.
Son Söz:
Hizmeti “örtülü eleştiri” kılıfına sokmaya çalışanlara tavsiyemiz; niyet okumayı bırakıp biraz metin okumalarıdır. Aydın halkı, kimin siyasi hesap yaptığını, kimin ise halkın sağlığı için risk alıp icraat ürettiğini çok iyi görüyor.
Engelleme siyaseti biter, halka hizmet baki kalır.

























