Haber / Hüsne SALI
Başkan Kaya yazısında İzmir’in temel sorunlarına değindi.
Belediyenin yetersiz uygulamalarına dair eleştiriler ve çözüm önerileri getirdi. Anahtar Parti’nin belediyecilik vizyonunu aktardı.
Kaleme alınan yazı şu şekilde:
İzmir’de Yerel Yönetimler: “2025’te Olmayanlar, 2026’ya Kalanlar”
Yerel yönetimler, bir şehrin nabzıdır.
Vatandaşın sabah sokağa çıktığında gördüğü kaldırımda, akşam evine dönerken karşılaştığı ulaşımda, çöp konteynerinin doluluğunda, parkın ışığında kendini gösterir.
İşte bu yüzden, geride bıraktığımız 2025 yılı, İzmir için sadece bir takvim yaprağı değil; tutulmayan sözlerin, ertelenen çözümlerin ve büyüyen beklentilerin yılı olarak hafızalara kazınmıştır.
Seçim dönemlerinde verilen vaatler, ne yazık ki 2025 boyunca İzmirlinin günlük hayatına yeterince yansımamıştır.
2025 ‘te Sözü Verilen Ama Olmayanlar
Öncelikle temel belediyecilik hizmetleriydi…
Ulaşımda rahatlama, altyapıda kalıcı çözümler, Trafik ve Otopark sorununa nefes aldıracak projeler… Kağıt üzerinde vardı, afişlerde vardı; sahada ise karşılığı yoktu.
Çöp dağlarıyla, grevlerle ve hizmet aksamalarıyla geçen günler İzmir’e hiç yakışmadı ve İzmir’in geçmiş dönem yöneticilerini dahi aratır hale getirmiştir , bu kente yeniden bir Burhan Özfatura , Bir Yüksel Çakmur gelir mi? Sorusu ister istemez akla getirmiştir. Emekçinin hakkı elbette kutsaldır ; ancak yerel yönetimin görevi, emeği de kenti de kriz noktasına getirmeden yönetebilmektir. Bu denge 2025’te İzmir’de sağlanamadı…
İmar ve şehircilik alanında yaşanan belirsizlikler ise vatandaşın güvenini daha da sarsmıştır.İzmir’in bu yönetim anlayışıyla sürdürülebilirliğini sorgulatır hale getirmiştir. Sürekli değişen planlar, iptaller, itirazlar ve mahkeme süreçleri; İzmir’i öngörülebilir bir şehir olmaktan uzaklaştırmıştır. Oysa şehircilik, günü kurtarma işi değil; gelecek kuşaklara bırakılacak bir vizyon meselesidir.
Bir diğer önemli başlık ise şeffaflık ve hesap verebilirliktir.
Kamuoyuna yansıyan iddialar, soru işaretleri ve açıklama ihtiyacı, yerel yönetimlerin “ben yaptım oldu” anlayışıyla değil; açık, denetlenebilir ve katılımcı bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir.
2026: Ertelenmiş Sorunların Yılı mı, Gerçek Çözüm Yılı mı?
2026, İzmir için bir tercih yılıdır.
Ya 2025’te ertelenen sorunlar biraz daha ötelenerek kar topu gibi büyüyerek bir çığ etkisi yaratıp bizlerin üzerine çökecek, ya da yerel yönetimler öz eleştiri yaparak gerçekçi, uygulanabilir ve vatandaş odaklı bir yola girecektir.
İzmir’in artık:
Sloganlara değil sonuçlara,
Algıya değil hizmete,
Geçici çözümlere değil kalıcı politikalara ihtiyacı var.
Yerel yönetimler; Emekçiyle kavga eden değil Uzlaşan, Vatandaşın sorunlarını erteleyen değil Çözen, eleştiriden rahatsız olan değil eleştiriden güç alan bir anlayışla hareket etmek zorundadır.
Anahtar Parti Olarak Biz Ne Söylüyoruz?
Biz, yerel yönetimleri bir siyasi vitrin değil, Hizmet Makamı olarak görüyoruz.
Şehrin Anahtarının; kapalı kapılar ardında değil, Halkın elinde olması gerektiğine inanıyoruz.
2026’nın, İzmir’de:
Temel hizmetlerin aksamadığı,
Şeffaflığın bir tercih değil zorunluluk olduğu,
Planlı şehircilikle nefes alan bir kentin yılı olması gerektiğini söylüyoruz.
Bu mümkünü gerçekleştirmek, irade meselesidir.
İzmir; daha iyisini hak ediyor.
Ve biz, o Anahtarı doğru yere koymakta kararlıyız.

























