Bir pazar gecesi…
Dışarısı buz gibi. Geç saatte kalkan bir misafir, pencereden süzülen ince kar taneleri… Hava keskin, ciğerlere işleyen cinsten. İçimde nedensiz bir huzursuzluk. Uyumak için sağa sola dönüyorum, nafile. Sabah 07.30’da kalkmam lazım ama uyku yine terk etmiş beni; biyolojik saatim çoktan dağılmış.
Saatler 02.00’yi, 03.00’ü, 04.00’ü gösteriyor. Uykuyla uyanıklık arasında o garip, bulanık evre… Kulağımda kırıcı bir iş makinesi sesi. Yakında şantiye var ama bu saatte kepçe çalışmaz ki, diyorum. Derken bir gümbürtü kopuyor.
Yatakta doğruluyorum. Pencere aralığından önce turuncu bir ışık yayılıyor gökyüzüne, ardından alev mavisi bir ton. Çığlıklar yükseliyor, bağırmalar, bardak tabakların çarpışması…
“Kıyamet koptu,” diyorum içimden.
“Buraya kadarmış…”
Eşim birden fısıldıyor: “Hadi kalk, deprem!”
Çocukları ranzadan indiriyorum. Koridorda sallanan beşik… Zor bela geçiyorum. Eşim ve diğer kızım takılıyor; onları da çekip alıyorum. Kapı aralığında donup bekliyoruz.
Sarsıntı şiddetleniyor. “Asansör olmaz, merdiven güvenli mi?” derken bir an hafifliyor, o boşlukta sokağa fırlıyoruz. Arabaya atlayıp biraz açığa çekiyoruz. Binalar beşik gibi sallanıyor.
“Nasıl bir deprem bu?” diye soruyorum kendime…
11 il…
Asrın felaketi…
İşte dostlar, o gece bende böyle yankılandı. Üç yıl geçti aradan – evet, bugün 6 Şubat 2026 – ama hâlâ dün gibi.
Günlerce göçük altında kalanlar…
Bir gecede kimsesiz kalanlar…
Sakat kalanlar, yurtsuz kalanlar…
Öleni bir nevi şanslı saydığımız anlar…
Soğukla, karla baş edemeyip donanlar…
Depremden sonra kapalı alana giremeyenler…
Işığı kapatamayanlar…
Vertigo nöbetleri geçirenler…
Uykusu sonsuza dek bitenler…
Her şeyini kaybeden binlerce hikâye…
Ölmekten zerre korkusu olmayan bende bile kaldı izi: Geceleri uykuda deprem hissi, her yerin titrediği o duygu…
Deprem kuşağında, fay hatlarıyla çevrili bir ülkede bilinç ve eğitim var mıydı?
Hayır.
Depremle uyumlu, sarsıntıya dayanıklı yapılarımız var mıydı?
Hayır.
Öncesi ve sonrası için bireysel ya da yönetimsel planlar var mıydı?
Hayır.
Peki, gram akıllandık mı?
Hayır.
En son Rusya’da, 2025’te Kamçatka açıklarında yaşanan 8.8’lik dev deprem…
Tsunami uyarıları Pasifik’i sardı, milyonlar tahliye edildi.
Ama sonuç?
1 dolaylı ölüm, 20–25 yaralı.
Neredeyse sıfır can kaybı, minimal hasar.
Diyecek çok şey var.
Diyecek hiçbir şey yok.

























