Birlik ve dayanışma duygularının öne çıktığı manevi bir atmosferde yürütülen Hızır Cemi, darda kalanların yardımcısı olduğuna inanılan Hızır’ı anmak ve manevi himmetine sığınmak amacıyla gerçekleştirilen temel ibadetlerden biri olarak kabul ediliyor. Geleneksel olarak Hızır oruçlarının ardından yapılan erkanda, paylaşma kültürü, toplumsal rızalık ve birlikte yaşama iradesi güçlü biçimde vurgulanıyor. Katılımcılar hem kişisel niyazlarını hem de toplumun huzur ve selameti için dualarını dile getiriyor.

Küçük Çiğli’de gerçekleştirilen cem sırasında zakirlerin seslendirdiği deyişler eşliğinde semahlar dönüldü; görgü ve rızalık hizmetleri erkâna uygun şekilde yerine getirildi. Okunan gülbanklarda, zor zamanlardan geçen insanlık için barış, kardeşlik ve dayanışma temennileri öne çıktı. Hizmet sahipleri ise paylaşılan lokmaların Hızır’ın bereketini çoğaltması temennisiyle dualar etti. Cem sonunda ise hayır sahibi insanların kestiği kurban ve lokmalar pay edildi.

Vakıf yetkilileri, Hızır günlerinin yalnızca dini bir ritüel olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, bunun aynı zamanda toplumsal dayanışmayı pekiştiren köklü bir kültürel miras olduğunun altını çizdi. Ceme katılan canlar da bu tür buluşmaların özellikle genç kuşakların inanç ve gelenekle bağ kurması açısından büyük değer taşıdığını ifade etti.

























