Siyasette bazen tek bir söz, uzun analizlerin anlatamadığını anlatır: Meyve veren ağaç taşlanır.
Son günlerde İzmir’de bazı medya platformlarının AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Çankırı Bölünmez’e yönelik başlattığı eleştiriler ve saldırılar da ister istemez şu soruyu akıllara getiriyor: Bu yaşananlar bir sebep mi, yoksa bir sonuç mu?
Ceyda Çankırı Bölünmez iki dönemdir İzmir milletvekilliği yapıyor. Siyasette birçok kişinin tercih etmeyeceği zor bir yolu seçerek, AK Parti’nin en zayıf olduğu; buna karşılık Cumhuriyet Halk Partisi’nin en güçlü olduğu Konak’ta belediye başkan adayı oldu. Beklenenin çok üzerinde bir ilgi ve oy aldı. Belediyeyi kazanamamış olabilir; ancak o süreçten sonra İzmir belediyelerini daha yakından takip eden, verilen sözlerin ve vaatlerin peşini bırakmayan bir siyasetçi profili ortaya koydu.
İzmir’de yıllardır konuşulan sorunları, yapılmayan hizmetleri ve yerine getirilmeyen vaatleri hemen her platformda dile getirdi. İlçe belediyelerinden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne kadar birçok konuda açık eleştirilerde bulundu. Zaman zaman, şehrin yönetimindeki hataların İzmir’i adeta yıllarca geriye götürdüğünü söyleyecek kadar net ve cesur bir dil kullandı.
Fakat siyasetin alışıldık refleksi burada da kendini gösterdi. Eleştirilerin muhatabı olması gereken yöneticiler yerine, belediyelerle yakın ilişkiler içinde olduğu iddia edilen bazı medya çevreleri devreye girdi ve bir linç kampanyası başlatıldı.
Oysa şunu görmek zor değil: Eleştiri demokrasinin en doğal parçasıdır. Bir siyasetçi şehirde gördüğü eksikleri dile getiriyorsa, bu susturulması gereken bir durum değil; aksine konuşulması ve tartışılması gereken bir meseledir.
Ancak görünen o ki İzmir’de bazı çevreler eleştirilere cevap vermek yerine eleştireni hedef almayı tercih ediyor.
Öte yandan unutulmaması gereken bir başka gerçek daha var. Ceyda Çankırı Bölünmez yalnızca eleştiren bir siyasetçi değil; aynı zamanda İzmir için çalışan bir isim. İlçe belediyeleriyle ilgili sorunları gündeme getirmenin yanı sıra, Ankara’da bakanlıklar nezdinde İzmir için yürütülen birçok çalışmayı da yakından takip eden ve şehrin ihtiyaçlarını ilgili kurumlara taşıyan bir siyasetçi olarak dikkat çekiyor.
Kısacası mesele sadece eleştirmek değil; İzmir için çözüm aramak ve bu şehir adına mücadele etmektir.
Bugün yaşanan tartışmalar da belki tam olarak bu yüzden ortaya çıkıyor.
Çünkü bazen gerçekten de…
Meyve veren ağaç taşlanır.

























