Temizeller Genel Yayın Yönetmeni usta gazeteci Ahmet TÜBCEL’e İzmir il milli eğitim müdür yardımcısı Hasan VERMEZ ve akıl hocaları tarafından kurgulanmak istenen kumpas iddiasına İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından tokat gibi karar çıktı.
Devletin ilkokuluna “İki öğrenci kaydı” üzerinden ortaya atılan “tehdit ve şantaj” iddiası İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı adına yürütülen soruşturmada iddiaların soyut kaldığı ortaya somut bir delil konulamadığı için “kavuşturmaya yer yoktur” ( KYOK ) kararı verildi.
Hasan Vermez tarafından Temizeller’e yöneltilen suçlamaların merkezinde, söz konusu okul kayıt sürecine ilişkin iddialar yer aldı. Ancak yürütülen soruşturma sonucunda bu iddiaların hukuki zeminde karşılık bulmadığı ortaya çıktı.
İDDİANIN MERKEZİNDE “İKİ ÖĞRENCİ KAYDI” VAR!
Soruşturma dosyasında, bir devlet okuluna yapılan iki öğrencinin kaydı üzerinden Temizeller’e yönelik “şantaj” isnadı oluşturulmaya çalışıldığı görüldü.
Ancak savcılık incelemesi, bu iddiaların somut verilerle desteklenmediğini açık şekilde ortaya koydu.
Dosyaya yansıyan beyanlar, tanık anlatımları ve mevcut kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, iddiaların somut bir zemine oturmadığı açık biçimde ortaya konuldu. İddia konusu telefon görüşmesine ilişkin doğrudan bir tanıklığın bulunmaması, tanık olarak gösterilen kişilerin beyanlarının isnatları doğrulamaması ve özellikle “iki öğrenci kaydı” üzerinden kurulan suçlamaların herhangi bir somut delille desteklenememesi dikkat çekti. Tüm bu unsurlar ışığında savcılık, dosyada yer alan verilerin iddia düzeyini aşamadığını, ceza yargılamasının temel şartı olan yeterli ve inandırıcı şüphe eşiğinin bile oluşmadığını tespit etti.
SAVCILIK KARARI, “KOVUŞTURMAYA YER YOK”
Başsavcılık tarafından verilen kararda şu ifadeye yer verildi. “Şüpheli hakkında atılı suçtan kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak soyut iddia dışında delil bulunmadığı anlaşılmakla……” Bu değerlendirme doğrultusunda dosya hakkında “kovuşturmaya yer olmadığı” (KYOK) kararı verildi.
KURGULANMAK İSTENEN SENORYONUN 2. BÖLÜMÜ
1. Aşama: Sulh Ceza Mahkemesinden Ret
Hasan Vermez, Temizeller’de yayımlanan haberler için 5651 sayılı Kanun kapsamında İzmir Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurarak yayınlanan haberlere erişim engeli talebinde bulundu. Mahkeme, yaptığı inceleme sonucunda erişim engeli talebini RED etti.
2. Aşama: Bir Üst Sulh Ceza Mahkemesinden De Kesin Ret
Ret kararına yapılan itiraz üzerine dosya bir üst mahkeme olan bir başka Sulh Ceza Hakimliği’nin önüne geldi. İtiraz reddedildi ve karar kesinleşti. Böylece iki ayrı hakimlikçe, yayımlanan haberlere erişim engeli talebi RED edildi.
3. Aşama: Asliye Hukuk Mahkemesinden Dikkat Çeken Ara Karar
Süreç bununla da sınırlı kalmadı. Sulh ceza mahkemesinden isteği kararları çıkaramayan Hasan Vermez bu kez de Asliye Hukuk Mahkemesine ihtiyati tedbir ve tazminat talebi davası açtı. Asliye hukuk mahkemesi hakimliğinin verdiği ara kararında yer alan ifadeler, hukuki tabloyu daha da netleştirdi.
Mahkeme şikayet dilekçesini ve dosya kapsamını detaylı inceleyerek ihtiyati tedbir talebini değerlendirirken dosyada Hasan Vermez ’in “YAKLAŞIK İSPAT ŞARTININ DAHİ YERİNE GETİRMEDİĞİNİ” vurguladı. Ayrıca talebin, “yargılama sonunda elde edilmek istenen sonucun peşinen sağlanmasına yönelik” olduğundan talebin REDDİNE karar verdi.

İFTİRA TARTIŞMASI BAŞLADI
Ortaya çıkan tablo, hukuk çevrelerinde yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Ceza hukuku uzmanlarına göre, yalnızca “iki öğrenci kaydı” gibi sınırlı bir konu üzerinden ağır suç isnadı yapılması ve bunun delille desteklenememesi, “iftira” ve “haksız isnat” kapsamında ayrıca değerlendirilebilecek bir durum. Bu karar, Temizeller açısından sadece bir soruşturmanın kapanması değil, aynı zamanda hukuki olarak güç kazandığı bir eşik olarak yorumlanıyor.
SON SÖZÜ HUKUK SÖYLEDİ
Görüşlerine başvurduğumuz Temizeller Genel Yayın Yönetmeni usta gazeteci Ahmet Tübcel ise değerlendirmesinde sert ifadeler kullandı. Yürütülen soruşturma sonucunda kamuoyunun önüne çıkan tablo tüm yönleriyle netleşti. İddiaların, bir devlet okuluna iki öğrenci kaydı üzerinden il milli eğitim müdür yardımcısı tarafından Hasan VERMEZ ve akıl hocalarının kurguladığı, ancak bu isnatların hiçbir aşamada somut delillerle desteklenemediği tespit edildi. Dosyayı tüm unsurlarıyla değerlendiren İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, ceza yargılamasının temel şartı olan yeterli ve inandırıcı şüphe eşiğinin oluşmadığını belirleyerek “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verdi. Bu karar, iddiaların değil, delilin esas alındığı hukuk düzeninde, isnatların ancak somut verilerle anlam kazandığını bir kez daha ortaya koydu.
Bu dosya, başından itibaren içi doldurulamayan iddiaların devletin okuluna iki öğrenci kaydı gibi sınırlı bir konu üzerinden köpürtülerek kamuoyuna servis edilmesinden ibaretti. Savcılığın verdiği karar, İzmir İl Milli Eğitim müdür yardımcısı Hasan VERMEZ ’in kurgulamak istediği senaryonun hukuk karşısında nasıl paramparça dağıldığını açık biçimde ortaya koymuştur.
Ortada ceza yargılamasını taşıyacak nitelikte ne somut bir delil ne de güçlü bir ispat bulunmaktadır, yalnızca iddialar vardır. Hukukun ise iddialarla değil, somut gerçeklerle hüküm verdiği bu kararla bir kez daha teyit edilmiştir.
Tübcel ayrıca, sürecin perde arkasına ilişkin dikkat çeken bir mesaj da verdi. Tüm gelişmelerin çok yakından takip edildiğini, kimlerin hangi ilişkiler ağı içinde hareket ettiğinin ve hangi mekanizmalar üzerinden bu sürecin kurgulandığının farkında olduklarını belirten Tübcel, zamanı geldiğinde kamuoyunun karşısında yaşanan sürecin tüm boyutlarını görüntü ve belgeleriyle ortaya koyacaklarını ifade etti.
Kaynak / Temizeller Gazetesi





























