Ziyaretin odağında yerel basının tarafsız gücü ve İzmir’in çözülemeyen kronik sorunları vardı. Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Ergün’ün federasyon çatısı altında Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlenmesinden duyduğu gururu paylaşan Kurt, İzmir ve Çiğli’nin doğru haberciliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirterek, kentin eksiklerini cesaretle dile getiren medya mensuplarına olan güvenini vurguladı.

Kentin altyapı ve çevre sorunlarına değinirken oldukça sert eleştirilerde bulunan Harbi Kurt, İzmir’in girişinde hissedilen körfez kokusunun ve artık bir “kanayan yara” haline gelen Harmandalı çöplüğünün halkı canından bezdirdiğini ifade etti. Patlak yolların ve bakımsız çevrenin İzmir’e yakışmadığını söyleyen Kurt, insanların kötü koku nedeniyle pencerelerini dahi açamadığı bir ortamda yerel yönetimin asli görevlerini ihmal ettiğine dikkat çekti. Özellikle Çiğli bölgesini doğrudan etkileyen bu çevresel faktörlerin, sadece yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp şehrin genel imajına da büyük zarar verdiğini dile getirdi.

İzmir’in ekonomik vizyonu olan fuarcılık konusundaki aksaklıklara da değinen Kurt, 31. Mermer Fuarı üzerinden çarpıcı bir tablo çizdi. Uluslararası katılımcıların hijyen sorunları, yetersiz ulaşım imkanları ve her yere sinen körfez kokusu nedeniyle İzmir’den uzaklaşmaya başladığını belirtti. Fuar alanındaki lavabolarda sabun ve peçete gibi en temel ihtiyaçların dahi karşılanamamasını “hizmet yetersizliği” olarak tanımlayan Kurt, bu ihmallerin yerli üreticiye ve esnafa ekonomik kayıp olarak geri döndüğünü hatırlattı. Belediye yönetiminin hizmet üretmek yerine siyasi polemiklerle vakit kaybettiğini savunan Meclis Üyesi, sahadaki aktif çalışmalarıyla bilinen AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Eyüp Kadir İnan’ın önünün kesilmek istendiğini de sözlerine ekledi.

Anlamlı bir jestle son bulan ziyarette Harbi Kurt, Mustafa Kemal Atatürk’ün halkla iç içe olduğu tarihi bir fotoğrafı Hüseyin Ergün’e hediye etti. Bu hediyenin manevi değerine vurgu yapan Ergün, Atatürk’ün Türkiye’nin birleştirici gücü olduğunu belirterek ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu ziyaret, sadece bir nezaket ziyareti olmanın ötesinde, Çiğli ve İzmir’in beklediği hizmet atağının yerel siyaset ve medya iş birliğiyle nasıl gündemde tutulacağını bir kez daha göstermiş oldu.
























