Haber: Muhammed Çopur- İzmir
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, 1 Eylül 2026 Salı günü İzmir Kordon Çankaya Oteli’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Basın toplantısında FETÖ, Adnan Oktar, Süleymancılar ve Kuytul olarak anılan yapıların yöneticileri ve mensuplarına yönelik soruşturma ve yargı süreçlerini değerlendiren Perinçek, Türkiye’nin 15-16 Temmuz 2016’dan bu yana tarihî bir dönüşüm süreci yaşadığını söyledi.
“DEVLET ÖRGÜTÜNDE VE TOPLUMDA ARINMA SÜRECİ YAŞANIYOR”
Perinçek, 15 Temmuz darbe girişiminin bastırılmasının ardından devlet kurumlarında FETÖ bağlantısı gerekçesiyle geniş çaplı tasfiyeler yapıldığını hatırlattı.
Perinçek’in aktardığı rakamlara göre;
- Türk Silahlı Kuvvetleri’nden 200’ün üzerinde general,
- 24 bin subay, astsubay ve askerî personel,
- Emniyet Teşkilatı’ndan yaklaşık 30 bin polis,
- Yargıdan yaklaşık 14 bin hâkim ve savcı,
- Kamu yönetiminden toplam 144 bin görevli
görevden çıkarıldı veya haklarında adli-idari işlem başlatıldı.
Perinçek, bu sürecin yalnızca FETÖ ile sınırlı olmadığını, Adnan Oktar, Süleymancılar ve Kuytul olarak anılan yapılara yönelik soruşturma ve yargılamaların da aynı tarihsel yönelimin parçası olduğunu savundu.
“ORTAÇAĞ BAĞIMLILIKLARINA AĞIR DARBE”
Perinçek, son on yılda yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların yalnızca bir güvenlik meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin Atatürk Devrimi sonrasında başlayan çağdaşlaşma ve bağımsızlaşma mücadelesini sürdürdüğünü söyleyen Perinçek, şu değerlendirmeyi yaptı:
“FETÖ, Adnan Oktar, Süleymancılar ve Kuytul olarak anılan yapılara karşı yürütülen mücadele, Ortaçağ bağımlılıklarına ağır darbeler indiriyor. Burada Ortaçağ ilişkileriyle suç kavramı buluşuyor.”
GLADYO VURGUSU
Basın toplantısının en dikkat çekici başlıklarından biri de “Gladyo” oldu.
Perinçek, FETÖ’yü NATO’nun Türkiye’deki yeraltı yapılanması olarak tanımlarken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 2016’dan sonra Gladyo’nun devlet içindeki etkisini kırmaya başladığını ileri sürdü.
Perinçek, Adnan Oktar, Süleymancılar ve Kuytul olarak anılan yapıların da ABD ve İsrail bağlantılarının araştırılması gerektiğini savunarak, Türkiye’ye yönelik temel dış tehditlerin Washington ve Tel Aviv merkezli olduğunu ifade etti.
FAİLİ MEÇHUL DOSYALARA DİKKAT ÇEKTİ
Perinçek konuşmasında Orgeneral Eşref Bitlis, Uğur Mumcu, Muhsin Yazıcıoğlu, Behçet Oktay ve Kaşif Kozinoğlu’nun ölümlerine ilişkin dosyaların yeniden gündeme gelmesine de dikkat çekti.
Bu soruşturmaların Türkiye’nin geçmişteki Gladyo yapılanmasını aydınlatması bakımından önemli olduğunu belirten Perinçek, faili meçhul olarak anılan cinayetlerin üzerindeki sis perdesinin kaldırılması gerektiğini söyledi.
“MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİM CANLIDIR”
Doğu Perinçek, Türkiye’nin yaşadığı süreci tarihsel bir perspektifle ele aldı.
- yüzyılın ortalarından başlayan ve Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde doruğa ulaşan Millî Demokratik Devrim’in bugün de devam ettiğini savunan Perinçek:
“Millî Demokratik Devrimimiz bastırılamamıştır. Canlıdır ve tarih yapmaktadır.”
ifadelerini kullandı.
ATATÜRK’ÜN SÖZLERİNİ HATIRLATTI
Perinçek, konuşmasının en güçlü bölümlerinden birinde Mustafa Kemal Atatürk’ün 30 Ağustos 1925 tarihli Kastamonu konuşmasını hatırlattı:
“Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.”
Perinçek, Türkiye’nin çağdaşlaşma ve bağımsızlık çizgisinden geri döndürülemeyeceğini vurguladı.
“TÜRKİYE ORTAÇAĞ ÜLKESİ VE GLADYO KÖLESİ OLAMAZ”
Basın toplantısının ana mesajını ise şu sözlerle verdi:
“Türkiye Ortaçağ ülkesi olamaz. Türkiye Gladyo kölesi olamaz.”
Perinçek, Türkiye’nin hem iç yapılanmalara hem de dış bağlantılı güç merkezlerine karşı bağımsızlıkçı ve kamucu bir devlet çizgisini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.



























