İnsanların ortak akılla aynı çerçeveden bakabildiği tek noktanın çoğu zaman aynı yolda yürümeleri olduğunu düşünürüz. Peki bunu gerçekten hangi değer bir arada tutuyor? Kendime bu soruyu her sorduğumda aldığım cevap ne yazık ki aynı oluyor: Ortak çıkarlar.
Ne kadar acı, değil mi?
Çünkü işin içine çıkar ve menfaat girdiği anda ilk vazgeçilen şey çoğu zaman ilkelerin kendisi oluyor. Dün omuz omuza yürüyenler, bugün birbirlerinin elini ilk bırakanlar haline gelebiliyor. Oysa gerçek yol arkadaşlığı menfaatin olduğu yerde değil, ilkenin ve vicdanın olduğu yerde sınanır.
İnsanları bir tutan şey çıkar değil, ortak değerler olmalıdır; aksi halde kurulan her birliktelik ilk rüzgarda dağılmaya mahkumdur.
Ortak değerlerle bir arada çalışan insanlar işlerini çıkar hesaplarıyla değil, ilke ve sorumluluk bilinciyle yaparlar. Birbirlerinin başarısını tehdit olarak değil, ortak hedefe atılan bir adım olarak görürler. Fikir ayrılıkları yaşayabilirler ancak birbirlerini yarı yolda bırakmazlar; sorunları konuşarak çözerler.
Çünkü ortak değerler üzerine kurulan birliktelikler menfaat bittiğinde değil, güven sarsıldığında sorgulanır. Çıkarlar insanları bir süre yan yana getirir ama değerler onları aynı yolda yürütmeye devam ettirir.
Ne olursa olsun, sonucu ne olursa olsun… İşini aşkla yapanlar her zaman huzurdadır. Çünkü onları ayakta tutan çıkar değil inanç, menfaat değil emektir.



























