Açıklamada, yaşanan sürecin sadece bireysel bir parti değişimi olmadığı, halkın iradesini ve çıkarlarını yok sayan “düzen siyasetinin” kaçınılmaz bir sonucu olduğu vurgulandı.
“Siyaset Halk Yararına Yapıldığında Onurludur”
Siyasetin kamu yararına yapıldığında en onurlu işlerden biri olduğunu belirten Orhan Kiper, temel eleştirilerinin kişilere değil, kâr ve makam odaklı siyaset anlayışına olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Biz siyasetin kendinden kirli bir iş olduğunu düşünmüyoruz. Tam tersine halkını, yurttaşlarını, memleketini seven insanların bu ülke için yapabileceği en onurlu işlerden biri olduğuna inanıyoruz. Bizim derdimiz; kendi çıkarlarını halkın çıkarlarının önüne alan; makam, mevki, koltuk ve para için halkın değerlerini ayaklar altına alan düzen siyasetinin bizzat kendisiyledir.”
Kiper, belediye başkanlarının rozetlerinden ziyade halkın çıkarına çalışıp çalışmadıklarına baktıklarını vurgulayarak; kamu kaynaklarını ve arazilerini satan, ihaleleri yandaşlara veren anlayışın hangi partide olursa olsun zaten AKP zihniyetini temsil ettiğini belirtti.
“Saniye Bora Fıçı’nın AKP’ye Geçişi Halkın İradesine Saldırıdır”
Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı’nın parti değiştirmesini değerlendiren Kiper, bu durumun sürpriz olmadığını ve Fıçı’nın uzun süredir halkın taleplerini yok sayan bir çizgi izlediğini ifade etti:
“Saniye Bora Fıçı, AKP’ye geçmesiyle birlikte sadece İzmir halkının siyasal iradesine değil, aynı zamanda haysiyetine de saldırıda bulunmuştur. Ancak bu tablo sadece kişisel bir hırs veya korkaklık meselesi değildir; İzmir’i ‘çantada keklik’ gören düzen siyasetinin doğrudan bir sonucudur. Günün sonunda düzen siyaseti ile AKP arasındaki fark yok denecek kadar azalmıştır.”
“Halkımız Düzen Siyasetçilerine Mahkûm Değildir”
Yaşananlara karşın umutsuzluğa yer olmadığını belirten Kiper, toplumcu belediyecilik örneklerine dikkat çekti. Tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’nın duruşunu ve deprem sonrası şehri dayanışmayla ayağa kaldıran TİP’li Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay’ın pratiğini sosyalist belediyeciliğin somut örnekleri olarak gösterdi.
Orhan Kiper, İzmirli yurttaşlara mücadele çağrısı yaparak açıklamasını tamamladı:
“Türkiye İşçi Partisi İzmir İl Örgütü olarak sorumluluğumuzun farkındayız. Kendini koltuk uğruna AKP’ye satan tüm düzen siyasetçilerinin karşısında; halkın ve emekçilerin siyasal özne olacağı bir düzeni kuracağız. İzmirli yurttaşlarımızı seçeneksiz ve pusulasız bırakmayacağız!”



























