Pazar günü Yeni Parti’nin 30 ilçede gerçekleştirdiği ön seçim, İzmir siyasetinde dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkardı. İl başkanını belirlemek amacıyla yapılan yarışta, üç dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış Aziz Kocaoğlu ile Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcılığı görevinde bulunmuş, Aliağa’da belediye başkan adayı olarak girdiği seçimi MHP’ye karşı kaybetmiş Çağatay Güç yarıştı.
Katılımın oldukça düşük olduğu ön seçimi Çağatay Güç önde tamamladı. Ancak bu yarışta asıl dikkat çeken sonuç, Aziz Kocaoğlu’nun kendi siyasi kalesi olarak gördüğü Bornova’da yenilgiye uğramasıydı.
Hatırlayalım… Kocaoğlu, bir dönem Bornova için “Kendi kapımın önü” demiş, kendisini eleştirenler için de “Kim adam, kim şalgam” sözünü kullanmıştı. Hatta Bornova’yı “sağlıksız ellerden kurtardım” diyerek kendisine yakın siyasi çevrelerle arasına çizgi çekmişti.
Aradan yıllar geçti. Pazar günü yapılan ön seçimde ise o dönem “şalgamcı” olarak nitelendirilen çevrelerin Kocaoğlu’na beklediği desteği vermediği görüldü. Bir başka ifadeyle, aradan 15 yıl geçtikten sonra Bornova’da geçmişin hesabı sandıkta görüldü.
Hani derler ya, Türkiye’de siyaset 24 saatte değişir. Bazen de 15 yıl sonra değişen dengeler, geçmişte söylenen sözleri yeniden hatırlatır. Siyasette dün güçlü olanın bugün aynı desteği bulamaması, sandığın verdiği en açık mesajlardan biridir.
Ancak bu seçimde yalnızca Kocaoğlu’nun geçmişte “şalgamcı” diye nitelendirdiği çevrelerin tavrı değil, onunla birlikte siyaset yapan ve yıllarca emek verdiği partililerin tutumu da sorgulanmalı. Çünkü siyaset yalnızca güç ve makam ilişkisi değildir; emek, vefa ve geçmişte kurulan ilişkiler de siyasi hafızanın bir parçasıdır.

Eşki ile Çapın Arasındaki Ayrışma Ne Anlatıyor?
Ön seçimde dikkatimi çeken bir başka gelişme ise Yeni Parti’nin önceki ilçe başkanı Ertürk Çapın’ın, geçmişte kendisini “şalgam” ve “sağlıksız el” gibi ifadelerle eleştiren Aziz Kocaoğlu’nu desteklemesi; “evladım” diye hitap ettiği Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin ise Çağatay Güç’ten yana tavır almasıydı.
Bu tablo, Bornova siyasetinde üzerinde durulması gereken bir ayrışmaya işaret ediyor.
Bornova’da sık sık dile getirilen, Ömer Eşki ile Ertürk Çapın arasındaki çekişmenin bir tür “kayıkçı kavgası” olduğu yönündeki değerlendirmeler elbette tartışılabilir. Ancak son gelişmeler, bu ilişkinin yalnızca göstermelik bir siyasi çekişmeden ibaret olmadığı ihtimalini de güçlendiriyor.
Çünkü Ertürk Çapın’ın birlikte siyaset yaptığı ve kendilerini “eski Bornovalılar” olarak tanımlayan çevrelerin bir bölümünde, Ömer Eşki’nin siyaset yapma biçimine ve belediyeyi yönetme anlayışına yönelik ciddi rahatsızlıklar bulunduğu görülüyor. Bu çevrelerde, Eşki’nin yönetim anlayışının Bornova’nın yerleşik siyasi ve toplumsal dokusuyla örtüşmediği, ilçeye zarar verdiği yönündeki eleştiriler giderek daha fazla konuşuluyor.
Anlaşılan o ki bu tartışmalar ve rahatsızlıklar, Çapın’ın siyasi konumunu da etkilemiş durumda. Bir dönem aynı siyasi çizgide buluşan isimlerin bugün farklı adayları desteklemesi, Bornova’daki siyasi dengelerin yeniden şekillendiğini gösteriyor.
Burada asıl soru şu: Çapın ile Eşki arasındaki ayrışma yalnızca kişisel ve siyasi bir rekabetten mi kaynaklanıyor, yoksa Bornova’nın nasıl yönetileceğine ilişkin daha derin bir fikir ayrılığı mı söz konusu?
Bunu zaman gösterecek. Ancak sandıktan çıkan sonuç, Bornova’da herkesin kendi hesabını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Sandık, Geçmişi de Bugünü de Unutmuyor
Aziz Kocaoğlu’nun Bornova’da yaşadığı yenilgi, yalnızca bir il başkanlığı ön seçiminin sonucu olarak okunmamalı. Bu sonuç; geçmişte kullanılan sözlerin, kurulan ittifakların, verilen emeklerin ve zaman içinde değişen siyasi ilişkilerin de bir yansıması olarak değerlendirilmeli.
Ertürk Çapın’ın Kocaoğlu’na destek vermesi, Ömer Eşki’nin ise Çağatay Güç’ün yanında durması da Bornova’daki siyasi ilişkilerin sanıldığı kadar basit olmadığını gösteriyor.
Siyasette dün söylenen sözler unutulmaz. Dün birlikte yürüyenler bugün karşı karşıya gelebilir; dün eleştirilenler bugün aynı safta buluşabilir. Fakat bütün bu değişimlerin sonunda karar verecek olan yine seçmendir.
Çünkü siyasette makamlar değişir, ittifaklar bozulur, dostluklar sınanır. Ama sandık, kimin ne söylediğini ve kimin nasıl bir siyasi karşılık bulduğunu ortaya koyar.
Bornova’da yaşanan da tam olarak budur: Geçmişin hesapları, bugünün siyasi tercihleriyle yeniden açılmıştır. Bakalım bu hesaplaşma, önümüzdeki günlerde Bornova siyasetinde daha hangi dengeleri değiştirecek?
Son olarak, Ertürk Çapın’ın Ömer Eşki’yi kastederek sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların da dikkat çekici olduğunu düşünüyorum. Bu paylaşımlar, ikili arasındaki ayrışmanın yalnızca aday tercihlerinden ibaret olmayabileceğini düşündürüyor. Görünen o ki Bornova siyasetinde yaşananların perde arkasında, henüz açıkça konuşulmayan başka hesaplaşmalar da var.



























