Futbolda bazen bir transfer milyonlar eder, bazen bir yıldız oyuncu tek başına maç kazandırır. Ama bütün bu parçaları aynı hedefe yönelten, takıma bir kimlik kazandıran ve sahadaki on bir oyuncuyu tek bir organizmaya dönüştüren bir isim vardır: Teknik direktör.
İşte Vincenzo Italiano’nun Beşiktaş hikâyesi tam da bunun üzerinden okunmalı.
İtalyan teknik adam, siyah-beyazlı takımın başına geldiğinde yalnızca bir kadroyu yönetmeye değil, yeni bir futbol anlayışı oluşturmaya başladı. Bugün Beşiktaş’ın sahadaki görüntüsünde yalnızca futbolcuların bireysel kalitesi değil, kenar yönetiminin dokunuşları da açıkça görülüyor.
Bir teknik direktörün başarısı yalnızca aldığı galibiyet sayısıyla ölçülmez. Asıl mesele, takımın nasıl kazandığıdır.
Oyuncuların birbirine mesafesi, savunmadan hücuma geçiş, top kaybedildiğinde verilen reaksiyon, rakibin oyun kurmasını engelleme, oyuncu değişikliklerinin zamanlaması… Bunların tamamı teknik direktörün futbol aklının ürünüdür.
Italiano’nun Beşiktaş’ında da giderek belirginleşen bir oyun karakteri var. Takım yalnızca sonuç almak isteyen bir görüntüden çıkıp, ne yaptığını bilen bir takım görüntüsüne yaklaşıyor.
Tüpraş Stadı’nda Marsilya karşısında sahaya çıkan Beşiktaş, Avrupa Ligi’ne 4-1’lık galibiyetle başladı ve Marsilya’yı aciz durumda bıraktı.
Italiano’nun Beşiktaş’ında bugün en dikkat çekici nokta, oyuncuların rollerinin giderek netleşmesi. Takımın özgüveni yükseliyor, kazanma alışkanlığı oluşuyor ve en önemlisi futbolcular teknik direktörün oyun fikrine daha fazla inanıyor.
Futbolda bazen “Bu takımın hocası ne yaptı?” diye sorulur.
Cevap aslında çok basittir:
İyi teknik direktör, sahaya çıktığında 11 futbolcu değil, bir takım görmenizi sağlar.Beşiktaş’ın son haftalardaki görüntüsü de bunu anlatıyor.
Fenerbahçe karşısında deplasmanda alınan 2-1’lik galibiyet, Erzurumspor karşısındaki 3-0 ve şimdi Avrupa Ligi’nin güçlü ekiplerinden Marsilya karşısında gelen 4-1’lik sonuç… Bunlar yalnızca üç skor değildir. Aynı zamanda bir takımın özgüven kazanmasının ve teknik direktörünün futbol fikrini sahaya daha fazla yansıtmasının göstergeleridir.
Ancak bugün Beşiktaş cephesinden bakıldığında Italiano’nun yaptığı en önemli iş şudur:
Takıma yeniden bir futbol karakteri kazandırmak.
Son söz ; Olaitan’ı izlerken aklıma Göztepe günleri geliyor.Sezon sonu yüksek rakama premier lige gideceğini düşünüyorum..
Tebrikler İtailano.



























