Badi Ekrem: Ben bu yaz neredeydim?
Şaban: Nereden bilelim ya…
Badi Ekrem: Size soruyorum! Ben bu yaz neredeydim? Şaban, söyle! Ben neredeydim?
Şaban: Valla, Kayseri’de olabilirsiniz.
Badi Ekrem: Hayııır.
Şaban: Malatya?
Badi Ekrem: Hayır.
Şaban: Gazayıntap?
Badi Ekrem: Iııııııı…
Şaban: Kahramanmaraş?
Badi Ekrem: Değil oğlum, bu tarafa!
Şaban: Edirne?
Badi Ekrem: Tamam, çık dışarı.
Şaban: Peki hocam, bu kadar basitmiş meğer.
Badi Ekrem: Aptaaal! Dur, nereye gidiyorsun?
Şaban: Ee, siz “dışarı çık” demediniz mi hocam?
Badi Ekrem: Aptal, sınırdan çık!
Şaban: Haaa… Mesela Fransa?
Badi Ekrem: Yürü!
Şaban: İspanya?
Badi Ekrem: Hah, geç denizi!
Şaban: Geçemem.
Badi Ekrem: Niye?
Şaban: Ee, yüzme bilmiyorum. Boğulurum hocam.
Badi Ekrem: Aptal! O zaman uç.
Şaban: Peki, uçayım.
Badi Ekrem: Hah, nereye geldin?
Şaban: Nereye?
Badi Ekrem: Söyle bakayım.
Şaban: Sen söyle bakayım.
Badi Ekrem: Hıı…
Şaban: Hıııı…
Badi Ekrem: Hadiii!
Şaban: Hadi hadi…
Badi Ekrem: Aptal herif, bilemedin! Geç yerine…
Evet, birkaç gündür yokum. Bu adama ne oldu, nerede, ne iş diyen çıkmadı. Kıyak okurmuşsunuz, helal olsun. (Sezercik filmi misali…)
Evet, ben neredeydim, neredeyim?
Düştüm yollara… Karasal iklimden Akdeniz iklimine, oradan Anadolu bozkırlarına, uçsuz bucaksız ovalara… Kızılırmak’a selam çakıp hoop oradan yukarıya, başkentin bir iki ilçesi… Oradan biraz yukarı, Karadeniz havası alarak; 22 yıl önce beni bağrına basan şirin balıkçı kasabasında kızımla geçmişi yâd edip, oradan kadim şehir İstanbul… Oradan farklı bir rota ile tekrar memleket yolculuğu…
İnsanoğlu kuş misali der atalarımız, oradan oraya… Gezmek de güzel, okumak da, görmek de… Yollar da güzel tabii. Yıllardır tadilatı bitmeyen, çileye dönen yollardan bahsetmediğim aşikâr.
Ömür de bir yol, coğrafyalarda gezmek, görmek de bir yol…
Her ne kadar 1071’de yerleşik düzene geçtiğimizi varsaysak da, damarlarımızda, DNA’mızda hâlâ göçebelik mevcut bence. Sabit düzene pek aşina değiliz. Hayat da yollar misali geçiyor. Asfalt misali bedende aşınıyor yavaş yavaş. Yollar gibi eskiyor, değişiyor. Kabuk değiştiren yılan misali değişiyoruz.
Nasıl bir değişim…
17 yaşında heyecanla gittiğim, o dönem yeni açılan yüksekokulun önünden geçmek…
Ekmek aldığın fırın, umutla, neşe ve merakla bakan gözlerin kahverengi halkalara sahip olması…
Bir tane ak saça sahip değilken, ortayaşı hissetmen…
Aklında olmayanların artık başında olması…
Hayat yolunun hızla akması, hiçbir zaman sahip olmadığımız zamanın ve dünyanın hızla akması ve değişmesi…
Otobüsün koca camından şeritlerin hızla akması gibi, gelip geçiyor her şey.
Zaman geçiyor… Biz biz miyiz hâlâ?
Aynı yerde miyiz?
Değişime direnip aynı mı kaldık?
Ne kaldı geriye? Hüzün mü, mutluluk mu?
Olmak istediğimiz kişi miyiz?
Yoksa olamadıklarımızda mı takılı kaldık?
Yol devam ediyor hâlâ…
Yollar değişse de, sonunda kavuşmak var.
Kavuşmak…
İstediklerimize mi kavuştuk?
Yol mu istediği yere getirdi bizi?
Kaderimiz mi yolumuzdu, yoksa yolumuz mu kaderimiz?
Çocukken, eski otobüsle 20-22 saatin sonunda babama kavuşmak vardı.
17 yaşında, 18 saat sonra anne-babama, haneme kavuşma hayali vardı.
20 yıl sonra da 14 saatin sonunda, beni bekleyen bir eş, “del del” diyen bir el, bir minik var.
Yıllar bir şeyler çıkarıp bir şeyler ekliyor…
Umut, hüzün değişiyor; tıynet kalıyor, maya olgunlaşıyor.
Uzun yolculuklar önceden de sabırsızlandırırdı, şimdi de…
Ama yolun sonunda özlemler farklılaştı.
Hüzünler farklı hâle geldi.
Bakan göz aynı, düşünen beyin aynı; ama zamanla farklı.
Kıyıya vuran dalga sesi aynı, sahilde dolaşan ayaklar aynı…
Ama her şey farklı.
Yollar geçip giderken, “Hayat yolum, yoldaşım oldu” diyordu şarkıda.
Bizler yolcuyuz, dünya misafirhane…
Geçip giderken, kaybettiklerimiz kazandıklarımıza değiyor mu?
Asfaltta izimiz, yolda tozumuz kaldı mı?
Bıraktığımız iz, yara mı, yoksa yarayı kapatan bir dikiş izi mi?
Yolda yoldaşımızı, yol gösterenimizi yüzüstü mü bıraktık?
Yoksa Hz. Musa misali, çölde yolumuzu kaybetsek de umudumuzu diri mi tuttuk?
Yoldan olduk da yoldaştan mı olmadık?
Sahi, ne olduk?
Bencil oldukça büyük adam mı olduk?
Sahi… Bu yaz ben neredeyim?


























