Bugünkü koşullarda kendi ayakları üzerinde durmak isteyen ama duramayan onca kadının engeli ne olabilir? Küçükken kız kısmında para olmaz, kız çocuğu okumaz diyen bir ailede mi büyüdü? Sırtındaki yüklerden kurtulamayıp, mesleğini alması gereken yaşlarda evlenip çocuk yapmaya ve bakmaya, evinin yemeğini, temizliğini yapmaya, ev ahalisinin çamaşırlarını yıkamaya mahkum mu bırakıldı? Bu soruların cevapları sadece sende.
Toplum olarak birbirimize destek olmaya, umut vermeye ve bilgiye ihtiyacımız var. Yaşamın hayatın neresinde olursak olalım öğrenmeye ve gelişmeye devam etmeliyiz.
Bir kadının omuzlarındaki yükü tarif etmek kolay değildir. Çünkü bu yükler sadece iş hayatı için geçerli değildir.
Ancak bir gerçeği unutmamalıyız; bir kadının mesleğini elinden alamazsınız. Bilgisini, emeğini, deneyimini ve üretme gücünü de alamazsınız. Çünkü bir insanın en büyük sermayesi sahip olduğu mesleği ve birikimidir.
Bir kadının emeğini hiçe saymak, o kadının görünmeyen emeği demektir. Sadece kalbinin sesini dinleyerek cesaretle küçük adımlarla yola çıkmalıdır kadın girişimci.
Bugün kendini en rahat hissettiğin oda ve frekansa geç ve bir hayal kur. Sonra küçük bir adım at. Bu kurduğun hayal için attığın küçük adım yarının başarısının başlangıcı olabilir. Kendine inan, üret ve hayallerinin peşinden gitmekten vazgeçme. Kalbinin davetine kulak ver. Çünkü asalet kalpte başlar.


























