Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin son günlerde yaptığı bir açıklama, ister istemez insanın aklına bazı sorular getiriyor.
CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçen, bugünlerde AKP’ye geçeceği yönündeki iddialarla da kamuoyunda konuşulan Eşki, Bornova Belediye Meclisi’nde yaptığı konuşmada, “Faize karşıyım, kökten reddediyorum” dedi.
Güzel…
İnsanın inancı ve faiz konusundaki düşüncesi kendisini ilgilendirir. Buna saygı duyarım.
Ama kamu yönetiminde mesele biraz farklıdır.
Çünkü burada sormamız gereken soru şudur:
Faiz haramsa, Bornova Belediyesi’ni borçlandırmak nedir?
Bornova Belediyesi, yıllarca mali disipliniyle İzmir’de örnek gösterilen belediyelerden biriydi. Nitekim Ömer Eşki de göreve geldikten sonra yaptığı açıklamalarda Bornova’nın uzun yıllardır güçlü bir mali yapıya sahip olduğunu ve borçsuz bir belediye olduğunu ifade etmişti.
Dahası, Eşki 2024 yılında belediyenin borç durumuna ilişkin konuşurken, “Borçtan kimse ölmüyor. Belediye de yıkılmaz” sözlerini kullandı.
İşte tam burada durup düşünmek gerekiyor.
Dün “borçtan kimse ölmez” diyen bir belediye başkanı, bugün faizden rahatsızlığını dile getiriyorsa Bornovalının da şu soruyu sorma hakkı vardır:
Peki, bu borçlar neden oluştu?
2025 yılı bütçe görüşmelerinde Bornova Belediyesinin borçlanması, faiz yükü ve yeni borçlanma planları mecliste tartışma konusu oldu. Borçlanma ve faiz giderlerine ilişkin ciddi eleştiriler gündeme geldi.
Şimdi ben Ömer Eşki’ye soruyorum:
Faiz haramsa, Bornova Belediyesi neden faiz yüküyle karşı karşıya bırakıldı?
Faiz haramsa, neden yeni borçlanmalar planlanıyor?
Faiz haramsa, Bornovalının ödediği vergiler neden borç ve finansman giderlerine dönüşüyor?
Bunlar polemik olsun diye sorulan sorular değildir.
Bunlar kamu adına hesap sorma sorularıdır.
Çünkü belediye başkanlığı yalnızca bir siyasi kürsüde konuşmak değildir. Belediye başkanlığı; halkın parasını, alın terini, vergisini ve geleceğini yönetme sorumluluğudur.
Gayrimenkulleri Satmak Kolay, Peki Para Nerede?
Başkan Ömer Eşki, daha önce Bornova Belediye Meclisinde yaptığı bir konuşmada, Küçükpark’ta işlettiği kafeyi ticaretten anlamadığı için batırdığını kendisi dile getirmişti.
Bu açıklama ister istemez şu soruyu akla getiriyor:
Kendi ifadesiyle ticaretten anlamadığı için işlettiği kafeyi batıran bir anlayış, milyarlarca liralık bütçeyi yönetirken hangi mali disipline dayanıyor?
Üstelik Eşki, belediyeye ait çok sayıda gayrimenkulü satışa çıkardı ya da sattı. Kamuya ait taşınmazlar elden çıkarılırken, elde edilen kaynakların nerelere harcandığı ve bütün bu satışlara rağmen belediyenin borç yükünün neden arttığı sorusu yanıt bekliyor.
Gayrimenkul satmak kolaydır; asıl marifet, kamu varlıklarını tüketmeden belediyeyi yönetebilmektir.
Bir belediye başkanının görevi, günü kurtarmak uğruna halkın malını elden çıkarmak değil; kamu kaynaklarını doğru kullanmak, gelirleri korumak ve belediyenin geleceğini güvence altına almaktır.
Eğer belediyenin gayrimenkulleri satılıyor, buna rağmen borç yükü büyüyorsa Bornovalıların hesap sorması kadar doğal bir şey olamaz.
O hâlde sorularımız açık:
Satılan gayrimenkullerin parası nerede?
Bu kaynaklar hangi hizmetler için kullanıldı?
Belediyenin varlıkları azalırken borçları neden artıyor?
Ve en önemlisi, Bornova Belediyesinin mali geleceği neden tehlikeye atılıyor?
İşte tam da bu noktada, kürsüden “Faiz haramdır” demek tek başına yeterli değildir. Faiz yükünden şikâyet eden bir yönetimin önce kendi harcamalarını, borçlanma tercihlerini ve kamu varlıklarının satışını açıklaması gerekir.
Çünkü Bornova halkının malı, hiçbir yöneticinin kişisel tasarrufu değildir. O varlıklar geçmişten bugüne Bornovalıların vergileriyle, emekleriyle ve ortak birikimleriyle oluşmuştur.
Halkın malını satmanın değil, halkın emanetini korumanın hesabı verilmelidir.
Vergisini
Ödeyen Bornovalının Parasını Çarçur Etmeyin!
Üstelik Bornova halkı, vergisini düzenli ödeyen, belediyecilik açısından Türkiye’ye örnek gösterilebilecek bir duyarlılık sergileyen bir halktır. Bornova’da vergi tahsilat oranının yüzde 90’ların üzerine çıktığı belirtilirken, bu başarı Bornovalıların sorumluluk bilincini açıkça ortaya koymaktadır.
Böylesine duyarlı bir halkın ödediği vergiler, belediye yönetimi için önemli bir sorumluluk ve emanettir.
Halk vergisini zamanında ödüyorsa, belediye yönetimi de o parayı doğru yerde ve doğru zamanda harcamak zorundadır.
Öncelik; altyapı, yol, yağmur suyu drenajı, temizlik, parkların bakımı, sosyal belediyecilik ve vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkileyen temel hizmetler olmalıdır.
Bu temel ihtiyaçlar dururken öncelikli projelerin dışına çıkmak, kaynakları gereksiz harcamalara yönlendirmek ve kamu parasını verimsiz kullanmak, Bornovalının alın terini boşa harcamak demektir.
Vergisini düzenli ödeyen Bornovalının parasını çarçur etmeye kimsenin hakkı yoktur!
Belediye başkanlığı, yalnızca bütçeyi harcamak değil; her kuruşun hesabını vermek, ihtiyaçları doğru belirlemek ve kamu kaynaklarını halkın yararına kullanmaktır.
Unutulmamalıdır ki belediyenin parası yöneticilerin değil, halkındır. O paranın her kuruşunda Bornovalının emeği ve hakkı vardır.
Kamu Parası Kişisel İkbal İçin Kullanılmaz
Bir belediyenin mali disiplinini korumak istiyorsanız önce israfın ve kayırmacılığın önüne geçeceksiniz.
Çalışmadan maaş alan, kamuoyunda “bankamatik personel” olarak nitelendirilen kişilere ödeme yapmayacaksınız.
Kamu göreviyle ilgisi olmayan kişilere, kişisel yakınlıklar veya özel ilişkiler üzerinden belediyenin kaynaklarını kullandırmayacaksınız.
Çünkü belediyenin parası birilerinin özel hesabı değildir.
O para Bornovalının vergisidir.
Emekçinin alın teridir.
Esnafın ödediği vergidir.
Emeklinin, işçinin, memurun cebinden çıkan paradır.
Faiz haramsa israf da savunulamaz; kamu kaynaklarının amacı dışında kullanılması da savunulamaz.
Önce belediyede gerçekten çalışanla çalışmayanı ayıracaksınız. Gerçekten ihtiyaç duyulan kadrolara personel alacaksınız. Liyakate bakacaksınız; yakınlığa, dostluğa, özel ilişkilere ve siyasi sadakate değil.
Sonra da çıkıp Bornovalıya “Faiz haramdır” diyeceksiniz.
Olmaz!
Önce kamu parasının hakkını vereceksiniz, sonra ahkâm keseceksiniz.
Çünkü belediye başkanının görevi kendi çevresine imkân yaratmak değil, Bornova halkının parasını Bornova halkı için kullanmaktır.
Siyasi Savrulmalar Başka, Bornova’nın Hesabı Başka
Ömer Eşki’nin siyasi geleceği konusunda bugünlerde kamuoyunda çeşitli iddialar ve kulisler konuşuluyor. AKP’ye geçeceği yönündeki iddialar da bunlar arasında.
Siyasi tercihleri kendisini ilgilendirir. İnsanların parti değiştirmesi, siyasi çizgisini değiştirmesi veya başka bir siyasi yapıyla yol yürümesi kendi tercihidir.
Ancak Bornova Belediyesinin parası hiçbir siyasi hesabın konusu olamaz.
Bornovalının vergisi parti değiştirmez.
Bornovalının alın teri siyasi kulis yapmaz.
Bornova’nın borcu da parti değiştirmez.
Borç, borçtur!
Ve o borcun hesabını bugün değilse yarın mutlaka Bornovalı sorar.
“Faiz Haramdır” Demek Yetmez!
Siyasetçinin söylediği söz ile yaptığı iş arasında uyum olması gerekir.
“Faiz haramdır” diyorsanız bunun gereğini de yönetim anlayışınızda göstermek zorundasınız.
Borçlanmayı azaltacaksınız.
Gereksiz harcamaları önleyeceksiniz.
Kaynakları doğru kullanacaksınız.
Öncelikleri doğru belirleyeceksiniz.
İsrafı engelleyeceksiniz.
Belediyenin gelirlerini artıracaksınız.
Ve en önemlisi, gelecek kuşakların sırtına gereksiz borç yüklemeyeceksiniz.
Yoksa kürsüden “Faize karşıyım” demenin hiçbir anlamı kalmaz.
Çünkü vatandaş sözlere değil, bilançoya bakar.
Ben de tam olarak ona bakıyorum. Bornovalıların da bakması gerektiğini düşünüyorum.
Faiz haramsa, Bornova Belediyesi neden bu kadar borçlandı?
Bu sorunun cevabını vermeden söylenecek her “Faiz haramdır” sözü, bana göre yalnızca siyasi bir söylem olarak kalır.
Çünkü mesele yalnızca dini bir tartışma değildir.
Mesele kul hakkıdır.
Mesele Bornovalının vergisidir.
Mesele kamu kaynağıdır.
Ve mesele, gelecek kuşakların sırtına bırakılacak borçtur.
Bornova Belediyesinin kasası kişilerin değil, Bornova halkınındır. Dolayısıyla hesabını da halka vermek zorundasınız.
Faiz haramdır diyorsanız, buyurun Bornova’nın borç tablosunu bütün açıklığıyla ortaya koyun!
Hangi borç ne zaman alındı?
Ne kadar faiz ödenecek?
Kimden borç alındı?
Hangi hizmet için kullanıldı?
Bugüne kadar ne kadarı ödendi?
Satılan gayrimenkullerden elde edilen gelirler nerelere harcandı?
Ve Bornova’nın önümüzdeki yıllarda sırtında ne kadar borç kalacak?
Bornovalılar bunları bilmek istiyor.
Söylem değil, hesap istiyor!
Çünkü Bornova’nın ihtiyacı siyasi slogan değil; mali disiplin, liyakat, şeffaflık ve hesap verebilir bir yönetimdir.
Faiz haramdır demek kolaydır Sayın Eşki. Asıl mesele, Bornovalının parasının hesabını verebilmektir!



























