Gündelik dolaşmalar ve görsel medyanın yapay zekâ ile birleşerek zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız hızlı zamanların; kapalı mekânlarda ise kışı sıcak, yazı soğuk geçirip insana ait içgüdüsel savunma formunu unuttuğumuz çağdayız artık.
Her ne kadar doğa ve olaylarına karşı korunma hâlinde olup konfor alanından ödün vermesek de, kısa da olsa her mevsimin insana acı bırakan formatından biraz nemalanıyoruz. Bu yıl kış harbi kış gibi geçmeye başladı. İlk sıralar “eyvah bu yıl da kuraklık olacak” diye korku salsa da, daha sonra şaka yaptım der gibi birden hava soğudu, kar da yağdı; üzerine güzel bir yağmur ve fırtına sosu ile birlikte don olayları da başladı. Kışın çetrefilli yüzü, zemheri Sibirya formatında geçiyor; iyidir, bize atalarımızdan Orta Asya ve Ön Asya’dan hatırlatmalar yapıyor. Yani beynin unutmaya başladığı soğuk ayaz, sıkı giyinmeyi ve hayatta kalma becerilerini DNA’ya ve genlerimize işlemiş olan beyne tekrar “kullan aklını” diyor.
Dondurucu soğuklukta, bol oksijenli bir sabahta mimiklerim ve yüz kaslarım “bu işlikte bir terslik var” sinyalini beynime bol oksijen ile gönderirken, büyük dünyamın küçük kaçamağı kulaklığımdan süzülüp beynime; sözü az, duygusu çok bir parçadan gelen az ve öz sözler, beynim aracılığıyla duygularıma anlam yükleyip tercüman oluyor:
“Where do you go
— Nereye gidiyorsun
When you got nowhere to grow?
— Büyüyebileceğin hiçbir yer yokken
Where do you see?
— Nerede görüyorsun?
What do you see?
— Ne görüyorsun?
Hey
— Hey
Got nothing to say
— Diyecek bir şey yok
Hey
— Hey
Got nothing to say
— Diyecek bir şey yok
Hey
— Hey
Got nothing to say
— Diyecek bir şey yok”
Diyor; 2021 yılından gelip geçmişe ve geleceğe götüren LDRDO (Eldorado) – W. Monroe isimli parça.
Yani “diyecek bir şey yok.”
Olasılıklar kontrol altına alınamaz.
Düşünen tek varlık olan insan, hep doğru olanı yapmaz; kendisindeki en büyük nimet olan o donanımlı organı yeterince kullanmaz.
Her insan, insan olamaz.Küçük beyniyle yarattığı paraya tapar.
Gelişmeyen beyni ile ilkel benliğini harmanlar; yalan söyler, iftira atar, dedikodu yapar, kıskançlık yapar; kendisinde olmayıp karşısındaki insanda olan her şeye haset eder, emeği inkâr eder; kendi bencilliğine ve ahlaksızlığına uymayan herkesi düşman ilan eder. Küçücük tahtı için her şeyi, herkesi feda eder.
Diyecek bir şey yok.
Ufku, beyni, vizyonu olmayanlara;
düşünerek beynindeki diğer alanları köreltip kıvrımlaşan beynini kullanmayanlara diyecek bir şey yok.
Bedeni ve yaşı büyümüş, beyni büyümemişlere yapacak bir şey yok.
Kendi küçük menfaati için ruhunu satanlara, çıkarı için dönme dolap gibi dönenlere, binbir film çeviren aşağılık insanlar için de diyecek bir şey yok. Tıp, maalesef genetik ve beyinde kötülükler yaratan kısmı silmeyi henüz başaramadı; beyin nakli de başlamadı.
Ama diyecek bir şey var: Eğer o günleri görürsek, ücreti neyse verip bol kıvrımlı beyin nakli yaptırmak istediğim insansımsılar da fazlaca mevcut.
İntro bitti; şarkının melodili, güzel kısmının keyfini sürmeli…

























