İzmir İl Başkanlığı seçimleri, Bornova siyasetinde dengeleri değiştirdi. Belediye Başkanı Ömer Eşki, Çağatay Güç’ü desteklerken Yeni Parti Bornova kurucu başkanı Ertürk Çapın, Aziz Kocaoğlu’nun yanında yer aldı.
Yıllarca Kocaoğlu’na karşı siyaset yapmış bir isim, bu kez Eşki ile karşı karşıya geldi.
Oysa Eşki’nin siyasette yükselişinde en büyük pay Çapın’ındı. O dönemin ilçe başkanı olarak Çapın, pek çok kişi “Ömer’den belediye başkanı olmaz” derken ona sahip çıktı.
Eşki’yi Bornova’ya “solcu, devrimci bir belediye başkanı” olarak sunan, bu iddiayla ona güvenmeyenlere karşı çıkan bizzat Ertürk Çapın’dı.
Bugün gelinen noktaya bakınca soru kaçınılmaz: Bu beklentiler ne ölçüde karşılandı?
Borç, satış ve duran araçlar
Eşki döneminde belediyenin milyarlarca liralık borç yüküyle anılması, gayrimenkullerin satışa çıkarılması ve mali kaynakların yönetimi ciddi tartışma konusu.
Borçsuz denilen bir belediyenin kısa sürede bu tabloya gelmesi, Bornovalıların yanıt beklediği ilk soru.
Mali sıkıntı artık rakamların ötesinde. Temizlik İşleri, Fen İşleri ve diğer müdürlüklerde yedek parça alınamadığı, araç ve iş makinelerinin bu yüzden çalışamaz halde beklediği iddia ediliyor.
Temizlik hizmetini aksatacak, Fen İşleri’ni durma noktasına getirecek bir tablo, olsa olsa ciddi bir yönetim ve planlama sorunudur.
Vatandaşın beklediği hizmeti veremeyen yönetim, önce bu tablonun hesabını vermelidir.
Personel üzerinde baskı iddiaları
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın sevgilisi olduğu belirtilen bir kişinin, Bornova Belediyesinde fiilen çalışmadan aylarca maaş aldığı iddiası kamuoyuna yansıdı.
Eşki, kişinin 5,5 ay maaş aldığını kabul etmiş, bu ödemeleri şahsen karşılayacağını söylemişti.
Çalışanlara yönelik mobbing iddiaları da kurum içi huzuru zedeliyor.
İl Başkanlığı seçiminde Çağatay Güç’e oy verilmesi için işçilerin işten çıkarılmakla tehdit edildiği iddiaları ise ayrıca ciddiyetle ele alınmalı.
Sendikal özgürlükler
Eşki’nin göreve geldiği ilk dönemde de belediyedeki sendikal yapılanma tartışma yaratmıştı.
Tüm Bel-Sen’in örgütlü olduğu belediyede bürokrat ve memurların baskıyla Tüm Yerel-Sen’e geçmeye zorlandığı iddiası, emek ve sendikal özgürlükler açısından sorgulanması gereken bir konudur.
KESK yürütme kurulu üyesi zabıta personeli Mehmet Aka’nın aylarca belediye binası önündeki parkta ayakta bekletilmesi de emek örgütlerinden büyük tepki görmüştü.
Bu uygulamaların gerekçesi ve sorumluları hakkında kamuoyuna açıklama yapılmalıdır.
Emek verenlere vefasızlık
İşin bir başka ve belki de en acı boyutu, Bornova ve İzmir siyasetine yıllarını vermiş isimlerin parti içinde görmezden gelinmesi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını 15 yıl yürüten, Bornova’da ticaret hayatına da emek veren Aziz Kocaoğlu; Bornova Belediye Başkanlığı yapmış, ardından CHP Genel Sekreterliği görevini üstlenmiş Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır; yine Bornova Belediye Başkanlığı yapmış Olgun Atila…
Bunlar kentin siyasi hafızasında yer tutan isimler. Kurultay delegeliği gibi görevlerde bile kendilerine yer verilmemesi nasıl açıklanabilir?
Bu isimlerin siyasetini benimseyebilirsiniz, benimsemeyebilirsiniz. Ben de benimsemiyorum.
Ancak bu kadar emek vermiş insanlara yapılanı ciddi bir haksızlık, siyasi vefasızlık ve saygısızlık olarak görüyorum.
Siyasette rekabet de eleştiri de olur, ama emeğe ve geçmişe saygı olmazsa olmazdır.
Bu, sıradan bir liste tercihi ya da siyasi rekabet meselesi değil; parti geçmişine, emeğe ve örgüt kültürüne yaklaşımın sorgulanmasını gerektiren bir durumdur.
Böyle bir tasarruf, parti içinde kimlerin etkili olduğu ve hangi anlayışla hareket edildiği sorularını da beraberinde getiriyor.
Siyasi sorumluluk kimde?
Bu tablonun siyasi sorumluluğu yalnızca bugünün yöneticisine ait değil.
O dönemin ilçe başkanı olarak Eşki’yi “solcu, devrimci başkan” diye Bornova’ya sunan Ertürk Çapın’ın payı da sorgulanmalı; çünkü geçmişte verilen destek, bugün yaşananlardan bağımsız düşünülemez.
Eleştirim tam burada başlıyor: Bir dönem Eşki’ye güvenmeyenlere karşı onu savunan Çapın, bugün belediyenin borçlarını, gayrimenkul satışlarını, personel yönetimini, sendikal baskı iddialarını ve hizmetlerdeki aksaklıkları nasıl açıklıyor?
Dün Eşki’yi bu sıfatlarla sunanlar, bugün ortaya çıkan tablo karşısında hangi eleştiri ve özeleştiriyi yapacak?


























