Edip Cansever’in dizeleri geliyor aklıma: “Gömdüm hepsini, geliyorum… Bütün ölülerimi gömdüm, geliyorum.” Peki ya sonuç, sonuç ya? Biz sizi tanımaz mıyız? Siz ne yaparsınız bundan sonra, biz ne yaparız? Bir...
Serin bir Akdeniz gecesinde, demode bir bahçe lambasının körelen ışığı altında silüetlere bakarak düşünüyorum; neyi düşündüğümü de pek bilmeden. Dikenleri arasında meyvesi saklanan limon ağacı, hafif rüzgârda dallarının gölgesi acayip...
Küçük mutluluklar ve anlık keyifler, bazen de rezillikler hayata renkler ekler bence. Mesai bitmiş, çıkmışsın; gün batımına doğru motosiklet sürmek, yol üzerindeki detaylarla mutlu olmak, biraz da arada rezillikten keyif...
Aslında gecenin karanlığı dışarıdan bir kamuflaj olurken, bir yandan da yaranın kabuğunun düştüğü vakitlerdir. Her sabah yeni güne merhaba derken herkes, kalibresine göre dışarıda giyeceği zırhını geçirir üstüne, takar maskesini...
Var mıydı bilmiyorum. Yok muydu, onu da bilmiyorum ama… Belki de farkına varılan bir yıldız kayması gibiydi. Kafamızı çevirene kadar kaydı ve gitti. Arıyor gözlerimiz semada, görene kadar ama… Bazen...
Ağustos sonu, ağustos böceğinin nabzı düşük seviyede seyrediyor ki sakın sakin sükunete uygun ötüyorlar. Ama ileriden sessizliği iki ayaklı bir Arizona kertenkelesi sesi bozuyor. BÖĞÜRÜYOR, gevrek gevrek sövüyor. Hırt. Aslında...
Alarm ötüyor. Pazar günü hariç yaptığı gibi. 06.30. Gözüm kapalı erteliyorum. 07.00. Biraz daha diyorum. 07.30. Gecenin sıcağı, sabaha karşı serinlemek için dolaba konulan pasta misali, serin serin esmeye başlayınca...
Ben siyasetteki kısır tartışmaları, gündelik polemikleri ya da hayatın bitmek bilmeyen zorluklarını uzun uzun yorumlamaktansa, hep insanı anlatmayı tercih ettim. Fotoğraf çekerken de böyledir benim tarzım; doğa manzaralarının peşine düşmek...
Aslında tam olarak ne zamandı, ben de hatırlayamıyorum. Net bir tarih yok zihnimde. Eski bir zamandı işte. İstanbul'un hava kirliliğinden nefes alınmaz, Eminönü'nde gerçek balıkçılar kırık dökük teknelerinde gerçekten Boğaz'dan...
Kültür-sanat endüstrisinden küresel siyasete kadar uzanan geniş bir yelpazede, sistemin çarklarını döndüren ancak çarkın altında ilk ezilen her zaman "görünmeyen emekçiler" olmuştur. Sinema ve dizi sektörünün vitrininde yıldız oyuncular, büyük...